Muhasebe Bilmek, Ama Ne Kadar?

Sayılarla çok da barışık bir toplum olmadığımız gerçeği sanırım hepimizin malumu. Bu gerçeği de hesaba kattığımızda, bir çok girişimci adayı için korkutucu noktalardan birinin de muhasebe olduğuna şaşırmamak gerek. Muhasebe bilmek, her ne kadar sağlıklı bir girişimi hayata geçirmek için olmazsa olmaz bir kriter değilse de, bu uzun yolda epey işe yarayacağını da yadsımamak gerek. Fakat bahsettiğimiz kavram gerçekten uçsuz bucaksız bir deniz. O halde ne kadar anlamamız gerekiyor bu muhasebe denen karmaşadan?

Her şeyin başı güven…

İş hayatımda kimlerle hareket edebileceğime karar verebilecek yetkiye sahip olduğumdan beri, seçtiğim insanlarda ilk kriterim ne eğitim, ne tecrübe ne de başka bir şey oldu. Tek önceliğim güven ve arkasından gelen kurumsal aidiyet duygusuna sahip olabilmekti. Bilemiyorum, belki günün birinde bunun cezasını çekerim ama açık konuşmak gerekirse şu ana kadar şansım yaver gitti.

En çok hangi alanda güvenilir birisine ihtiyaç duyulur denilirse, işte onun cevabı nettir, muhasebe. Maalesef ülkemizde iyi muhasebeci vergiden “sakınma”yı en iyi bilen muhasebeci olarak düşünülmekte. Bu algıyı kırmak ne yazık ki çok zor. Benim için iyi muhasebeci her zaman için karşılaşacaklarım konusunda beni önceden bilgilendiren, yasal gereklilikler ne ise onu yerine getiren, yol gösteren bir profesyonel olmalı.

O kadar güvendiğimiz birisiyle çalışacaksak bizim muhasebe bilmemize ne gerek var?

Unutmayın ki, ne olursa olsun, kendi şirketinizde son sözü söylecek kişi sizsiniz. Farklı departmanlardan, danışmanlardan, pazar araştırmalarından ve diğer kaynaklardan gelecek verileri değerlendirerek en doğru kararı vermeye çalışmalısınız. Bu noktada, gelen verileri sağlıklı analiz etmeniz hayati önem taşır.

Bir çoğumuz için, önümüze gelen satış veya üretim miktarlarını, personelin çalışma saatlerini, satış ekibinin bireysel performanslarını veya stok seviyelerini bu verilerden anlamak ve yorumlamak kolaydır. Fakat muhasebesel veriler hem karmaşık gelir, hem de yanlış yorumlanması ve bu doğrultuda kararlar alınması firmanızı dönüşü zor yollara sokabilir. O nedenle, muhasebeden hiç değilse size sunulan verileri anlayabilecek, nelerle karşılaşabileceğinizi tahmin edebilecek, geleceğe dönük projeksiyonlar yapabilecek kadar haberdar olmanız önemlidir.

Peki ama neleri bilmemiz gerekiyor?

Sanırım muhasebe bilmenin neden önemli olduğunda hemfikir olmuşuzdur. Gelelim bu uçsuz bucaksız alanda neleri ve ne kadar bilmemiz gerektiğine.

Burada bir detayı belirtmeden geçmek istemiyorum. Muhasebe ve finans birbirinden farklı kavramlardır. Fakat kurduğunuz küçük işletmede, hatta bir çok kobide göreceksiniz ki, bu ikisi olmaması gerektiği kadar iç içe giriyor. Unutmayın ki, kurumsal ve büyük ölçekli firmalarda tamamen ayrı birer birimken, kendi ufak dünyanızda bir süre her şey sizde bitecek.

Kişisel kanaatim, her ikisini de zamanla öğrenebildiğiniz kadar öğrenmeniz. Fakat temel seviyede konuşmak ve bu ayrıma çok girmeden açıklamaya çalışmak gerekirse temel bir kaç maddeye indirgeyebiliriz.

Mali Tablolara Aşina Olmak

Mali tabloların nasıl oluştuğunu ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlayabilecek seviyede olmak önemli. Bunun mantığını anladığınızda, işletmenize özellikle bankalar ve finans kuruluşlarının gözüyle bakabilecek, gerektiği anlarda durumunuzun net bir röntgenini çekebileceksiniz. Bu gidişatınızı görmek ve gerekli olması durumunda bazı önlemleri bir kaç adım önden alabilmek için oldukça önemli.

Maliyetlerinizi hesaplayabilmek

Zaman içerisinde, bir çok küçük işletmenin en temel problemlerinden birinin maliyetlerini doğru hesaplayamamak olduğunu görmüş birisiyim. Bu hata bazen o kadar geç fark ediliyor ki, iş işten geçmiş, yapılan bir çok geçmiş satıştan istenilen karlar elde edilememiş ve şirketin finansal dengesi bozulmuş olabiliyor.

Maliyetlerin doğru hesaplanması ve sürekli güncellenmesi noktasında, maliyet kalemlerini iyi gözlemlemek önemlidir. Bazı noktalar günlük koşuşturmalarda gözden kaçsa bile, bir şirketin bütün girdi ve çıktılarının net bir şekilde görüntülenebildiği bir muhasebe sisteminde gözler önüne serilecektir.

Akışları ayarlamak

Nakit akışını, borç alacak dengesini kurmak bir çok işletme için hayati öneme sahiptir. Hatta, bir çok karlı işletme, sırf akışlarını dengeleyemediği için batma noktasına gelebilmekte. Bu konuya değinmiştim. Nakit akışının dengelenmesinde tek kriterin alım-satım vadeleri olduğu hatasına düşmemek gerek. Vergiler, dönemsel faizler, diğer yasal yükümlülükler hangi tarihlerde ödenir, hangi kriterlere göre nasıl hesaplanır bilmek, finansal planlamanız açısından sizi rahatlatacaktır.

Vergileri bilmek

Bu konuyu ayrı bir başlık yapma sebebim, yalnızca işini kuran arkadaşlarımızın değil, iş kurmak hayaliyle hesap-kitap döneminde olan bir çok girişimcinin de bu hataya düştüğünü görmem. Yukarıda belirttiğim, maliyet hesabı, nakit akışlarının düzenlenmesi gibi konularda kritik önem taşıyan vergiler, bir şirketin kuruluş aşamasındaki hesaplarda genellikle gözden kaçıyor.

Hesaplarını yalnızca alış-satış fiyatları ve genel giderler üzerinden yapan girişimcilerin, yola çıktıktan sonra yaşadıkları hayal kırıklığında vergi kavramının payı maalesef oldukça yüksek. Şuraya da bir göz atmakta fayda var.

Sürprizleri asgariye indirmek

Bir kez daha belirtmekte fayda var. Bu konunun ucu bucağı yok ve işletmenizin etkin yönetimi için muhasebe ve finans konularında kendinizi olabildiğince geliştirmenizin faydasını er ya da geç görürsünüz. Bu sayede karşınıza çıkabilecek sürprizleri asgariye indirebilir, önünü çok daha net gören, sürdürülebilir bir mali yönetim sergileyebilirsiniz.

Temel bilgilere nasıl erişilebilir, hangi kaynaklardan yararlanabiliriz derseniz, takip etmeye devam etmenizde fayda var…

İş hayatımda kimlerle hareket edebileceğime karar verebilecek yetkiye sahip olduğumdan beri, seçtiğim insanlarda ilk kriterim ne eğitim, ne tecrübe ne de başka bir şey oldu. Tek önceliğim güven ve arkasından gelen kurumsal aidiyet duygusuna sahip olabilmekti. Bilemiyorum, belki günün birinde bunun cezasını çekerim ama açık konuşmak gerekirse şu ana kadar şansım yaver gitti.

En çok hangi alanda güvenilir birisine ihtiyaç duyulur denilirse, işte onun cevabı nettir, muhasebe. Maalesef ülkemizde iyi muhasebeci vergiden “sakınma”yı en iyi bilen muhasebeci olarak düşünülmekte. Bu algıyı kırmak ne yazık ki çok zor. Benim için iyi muhasebeci her zaman için karşılaşacaklarım konusunda beni önceden bilgilendiren, yasal gereklilikler ne ise onu yerine getiren, yol gösteren bir profesyonel olmalı.

O kadar güvendiğimiz birisiyle çalışacaksak bizim muhasebe bilmemize ne gerek var?

Unutmayın ki, ne olursa olsun, kendi şirketinizde son sözü söylecek kişi sizsiniz. Farklı departmanlardan, danışmanlardan, pazar araştırmalarından ve diğer kaynaklardan gelecek verileri değerlendirerek en doğru kararı vermeye çalışmalısınız. Bu noktada, gelen verileri sağlıklı analiz etmeniz hayati önem taşır.

Bir çoğumuz için, önümüze gelen satış veya üretim miktarlarını, personelin çalışma saatlerini, satış ekibinin bireysel performanslarını veya stok seviyelerini bu verilerden anlamak ve yorumlamak kolaydır. Fakat muhasebesel veriler hem karmaşık gelir, hem de yanlış yorumlanması ve bu doğrultuda kararlar alınması firmanızı dönüşü zor yollara sokabilir. O nedenle, muhasebeden hiç değilse size sunulan verileri anlayabilecek, nelerle karşılaşabileceğinizi tahmin edebilecek, geleceğe dönük projeksiyonlar yapabilecek kadar haberdar olmanız önemlidir.

Peki ama neleri bilmemiz gerekiyor?

Sanırım muhasebe bilmenin neden önemli olduğunda hemfikir olmuşuzdur. Gelelim bu uçsuz bucaksız alanda neleri ve ne kadar bilmemiz gerektiğine.

Burada bir detayı belirtmeden geçmek istemiyorum. Muhasebe ve finans birbirinden farklı kavramlardır. Fakat kurduğunuz küçük işletmede, hatta bir çok kobide göreceksiniz ki, bu ikisi olmaması gerektiği kadar iç içe giriyor. Unutmayın ki, kurumsal ve büyük ölçekli firmalarda tamamen ayrı birer birimken, kendi ufak dünyanızda bir süre her şey sizde bitecek.

Kişisel kanaatim, her ikisini de zamanla öğrenebildiğiniz kadar öğrenmeniz. Fakat temel seviyede konuşmak ve bu ayrıma çok girmeden açıklamaya çalışmak gerekirse temel bir kaç maddeye indirgeyebiliriz.

Mali Tablolara Aşina Olmak

Mali tabloların nasıl oluştuğunu ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlayabilecek seviyede olmak önemli. Bunun mantığını anladığınızda, işletmenize özellikle bankalar ve finans kuruluşlarının gözüyle bakabilecek, gerektiği anlarda durumunuzun net bir röntgenini çekebileceksiniz. Bu gidişatınızı görmek ve gerekli olması durumunda bazı önlemleri bir kaç adım önden alabilmek için oldukça önemli.

Maliyetlerinizi hesaplayabilmek

Zaman içerisinde, bir çok küçük işletmenin en temel problemlerinden birinin maliyetlerini doğru hesaplayamamak olduğunu görmüş birisiyim. Bu hata bazen o kadar geç fark ediliyor ki, iş işten geçmiş, yapılan bir çok geçmiş satıştan istenilen karlar elde edilememiş ve şirketin finansal dengesi bozulmuş olabiliyor.

Maliyetlerin doğru hesaplanması ve sürekli güncellenmesi noktasında, maliyet kalemlerini iyi gözlemlemek önemlidir. Bazı noktalar günlük koşuşturmalarda gözden kaçsa bile, bir şirketin bütün girdi ve çıktılarının net bir şekilde görüntülenebildiği bir muhasebe sisteminde gözler önüne serilecektir.

Akışları ayarlamak

Nakit akışını, borç alacak dengesini kurmak bir çok işletme için hayati öneme sahiptir. Hatta, bir çok karlı işletme, sırf akışlarını dengeleyemediği için batma noktasına gelebilmekte. (??? LİNK!) Bu konuya değinmiştim. Nakit akışının dengelenmesinde tek kriterin alım-satım vadeleri olduğu hatasına düşmemek gerek. Vergiler, dönemsel faizler, diğer yasal yükümlülükler hangi tarihlerde ödenir, hangi kriterlere göre nasıl hesaplanır bilmek, finansal planlamanız açısından sizi rahatlatacaktır.

Vergileri bilmek

Bu konuyu ayrı bir başlık yapma sebebim, yalnızca işini kuran arkadaşlarımızın değil, iş kurmak hayaliyle hesap-kitap döneminde olan bir çok girişimcinin de bu hataya düştüğünü görmem. Yukarıda belirttiğim, maliyet hesabı, nakit akışlarının düzenlenmesi gibi konularda kritik önem taşıyan vergiler, bir şirketin kuruluş aşamasındaki hesaplarda genellikle gözden kaçıyor.

Hesaplarını yalnızca alış-satış fiyatları ve genel giderler üzerinden yapan girişimcilerin, yola çıktıktan sonra yaşadıkları hayal kırıklığında vergi kavramının payı maalesef oldukça yüksek. Şuraya da (??? LİNK!) bir göz atmakta fayda var.

Sürprizleri asgariye indirmek

Bir kez daha belirtmekte fayda var. Bu konunun ucu bucağı yok ve işletmenizin etkin yönetimi için muhasebe ve finans konularında kendinizi olabildiğince geliştirmenizin faydasını er ya da geç görürsünüz. Bu sayede karşınıza çıkabilecek sürprizleri asgariye indirebilir, önünü çok daha net gören, sürdürülebilir bir mali yönetim sergileyebilirsiniz.

Temel bilgilere nasıl erişilebilir, hangi kaynaklardan yararlanabiliriz derseniz, takip etmeye devam etmenizde fayda var…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir