Dropshipping

Son dönemde farklı mecralarda konuşulan girişimcilik hikayelerinin büyük bölümü elektronik ticaret üzerinden devam etmekte. Hatta bu konuya biraz da eleştirel gözle bakarak şu yazıyı yazmıştım. Evet, e-ticaret cazip ve kazançlı iş fikirlerine fırsat yaratıyor. Fakat bunu kolay yoldan, oturduğunuz yerden para kazanma fırsatı olarak görmemek gerek. Benzer noktalara değinerek, hızlı ve kolay para kazanma hayali ile gelen bir kaç mail neticesinde farklı bir konuya da değinmem gerektiğini düşündüm. E-ticaret vasıtası ile çok kolay para kazanmanın bir yolu olarak tanıtılan ve birçok kişinin aklından geçen bir yöntem olan dropshipping konusu bakalım bahsedildiği kadar pratik mi?

Dropshipping nedir?

Basit bir tanım yapmak gerekirse, dropshipping, tedarikçinizin elinde bulunan fakat sizin envanterinizde fiziki olarak yer almayan bir ürünü, e-ticaret satış kanallarınız vasıtasıyla satmanızın ardından, tedarikçinizin ürünü doğrudan müşterinize göndermesi ile tamamlanan bir süreçtir. Böyle bakıldığı zaman kulağa çok hoş gelir. Stok maliyeti yok, kargo maliyeti yok, stoğa aldığınız bir malın satılamayıp elde kalması riski yok vs. Fakat maalesef işin detayları ortaya çıktıkça görülen bir şey var ki, dropshipping sistemine dayalı iş modelleri genellikle başarısızlıkla sonuçlanmakta.

Tabii ki burada bir ayrımı yapmamız gerek. Hepsiburada, idefix gibi yapıların, satış için listeledikleri tüm ürünleri kendi stoklarında tutmadığını, yapılan alıma göre tedarikçiden mal talep ettiklerini biliyoruz. Dropshipping diye bahsettiğimiz sistemin bununla alakası olmadığını belirtmemiz gerek. Bu sistemler, işleyişinin durumuna göre tedarik zinciri yönetimi açısından farklı modellerle tanımlanmakta.

Dropshipping sistemi, yurtdışında uzun yıllardır oldukça başarılı bir şekilde uygulanan bir iş modeli. Firmalar yaptıkları satışları gerek yurtiçi, gerekse uluslararası tedarikçilerine bildirerek sevkiyatları organize ediyor ve tabiri caizse suya sabuna dokunmadan bu zincirden gelir elde ediyorlar. Fakat ülkemizde maalesef öngörülen başarıya ulaşamamış durumda.

Dropshipping Türkiye’de neden sağlıklı uygulanamıyor?

Güven

Bu noktada karşımıza çıkan ilk konu maalesef birçok alanda karşımıza çıkan güven eksikliğinden başka bir şey değil. Malumunuz, halen internet kullanıcılarının büyük bölümü bile internet üzerinden alışveriş konusunda oldukça tutucu. Yalnızca kitap gibi gelen ürüne ilişkin sürprizlerle karşılaşmayacaklarına inandıkları alanlarda alışveriş yapıyorlar. Bir de bunun üzerine ürünü dahi görmemiş bir satıcıdan alım yapma fikri hiç bir şekilde cazip gelmeyecektir. Diyelim ki alıcımız sistemimizin dropshipping olduğunu bilmiyor. Peki satıcı açısında güven riskleri yok mu?

Her şeyden önce, satıcılar tedarikçilerinin doğru ürünü, hatasız bir şekilde gönderebileceğine güvenemiyor. “Elimde o kalmamıştı, o yüzden bunu yolladım, bir şey fark etmez diye düşündüm.” tarzı bahanelerle geçiştirilmeye çalışacak yanlış sevkiyatlardan endişe duyuyorlar. Güvene yönelik bir diğer konuda, sizin satışı gerçekleştirdiğiniz ve bilgilerini tedarikçinize ilettiğiniz alıcıya ulaşan paketin içerisinde, tedarikçinin kendi tanıtım dokümanlarının çıkması ve alıcıya bir sonraki alışverişte sizi aradan çıkarmasının daha avantajlı olacağını belirten bir yaklaşım sergilenmesidir.

İade

Ayıplı mal gönderimi veya müşterinin aldığı malı beğenmemesi sonucunda oluşacak iade prosedürleri dropshipping sisteminde ciddi krizlere sebep olabilmekte. Alıcı beğenmediği malı iade ettiğinde, tedarikçi malzemenin denenmiş olması, ambalajının hasar görmüş olması, alıcı ödemeli kargo ile yapılan iadelerde kargo bedelleri gibi konularda satıcıya zararını tazmin etmesi gerektiğini belirtir. Bu durumda tedarikçi-satıcı-alıcı üçgeni birçok açıdan karşı karşıya gelir ve eğer işin başında doğru anlaşma yapılmadı ise baş ağrıtıcı bir süreç başlar.

İnternet üzerinde alışveriş yapanların çoğunun başından bir iade süreci geçmiştir. Normal şartlarda, güvenli ticaret koşulları altında ve doğrudan tedarikçiden alınan ürünlerde bile ne tarz sıkıntılar yaşandığı ortadayken, böylesini varın siz düşünün.

Gümrük

Uluslararası dropshipping sisteminin Türkiye’de işleyememesinin en önemli sebeplerinden birini de gümrük mevzuatı oluşturur. Özellikle gittigidiyor, sahibinden gibi sitelerde oldukça fazla sayıda satıcı, ürünleri burada satıp, daha sonra yurtdışından doğrudan alıcı adresine sevk ettirmekte. Bu durumda sevkiyat esnasında gümrüğe takılan mal için alıcıya ilave ve beklenmedik masraflar doğabilmekte, hatta ürünü hiç alamadığı durumlar oluşmaktadır. Güvenli ticaret çerçevesinde yapılan alışverişlerde satıcılar bir şekilde çözüme yönelik aksiyon almakta iken, doğrudan para transferi ile gerçekleşen işlemler kaotik bir sürece sebep olabiliyor.

Aynı şekilde, uluslararası sevkiyat ile alınmış bir ürünün iadesinin talep edilmesi durumunda ise, hem yukarıda bahsettiğim iade sıkıntıları, hem de gümrük ve sevkiyat açısından iade prosedürlerinin karmaşası tüm taraflar açısından istenmeyen süreçlere sebep olabilmekte.

Dropshipping Networkleri

Bahsettiğim üzere, dropshipping sisteminin yurtdışındaki yaygınlığı neticesinde, birçok farklı dropshipping networkü de oluşturulmuş durumda. Bu sistemler, genelde kullanıcıya belirli bir bedel karşılığında sisteme giriş hakkı verip, sistemde yer alan binlerce ürünü sitelerinde yayınlayabilecekleri dosyaları verirler. Bu siteler üzerinden yapılacak satışlar neticesinde de ürünleri sorunsuz bir şekilde sevk edeceklerini bildirirler. Bu tarz anlaşmalardan zarar görmüş hevesli girişimcilerin hikâyelerine erişmek oldukça kolay. İlk giriş ücretlerini bile çıkartamadığını anlatan yüzlerce hikâye…

Bu tarz network sistemiyle çalışan oluşumlar Türkiye’de de yaygınlaşmaya başlıyor. Hatta e-ticaret sitenizin oluşturulup ürünlerin yüklenmesi de dâhil olmak üzere anahtar teslim hizmet veriyorlar. Denemediğim için sistemin işleyişi, tarafların sorumlulukları, kazanç paylaşımı gibi konularda nasıl imkânlar sunduklarını bilemiyorum, ama yapılacak sözleşmeyi çok dikkatli okuyup, hukuki açıdan da konunun uzmanlarına danışmadan adım atılmasının genel olarak nasıl sonuçlanacağını tahmin edebiliyorum.

Toparlamak gerekirse, dropshipping şöyle kötüdür, böyle zarar verir demek istemiyorum, zira birçok noktada kendini kanıtlamış bir sistem. Fakat farklı koşullardan ötürü Türkiye uygulaması için henüz hazır bir sistem değil ve son dönemde hızla artan benzer yapılar konusunda dikkatli davranmakta fayda var.

İnsanların ticari risk almadan, ortaya yeterince emek koymadan, hızlı ve yüksek gelir elde etme hevesi tarih boyunca kötü niyetlilere güzel bir fırsat çıkartmıştır ve bunu kullanmak isteyecek birileri her zaman vardır, adımları doğru atmak gerek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir