Çin’den Ürün Getirip Satmak

Hadi itiraf edelim, hepimiz bir gün Çin’den bir şeyler getirip ucuza satmayı planladık. Ne de olsa çok para vardı bu işte, alibaba’da ki fiyatları görmüyor muydunuz, burada satıldığının onda biri fiyatıydı her şey. Off be, bunu getirtenler ne para kazanıyordu! Benim de içinde olduğum bir kısmımız bunu yaptı da. Birbirinden farklı yöntemlerle, birbirinden farklı anlayış ve bütçelerle yaptık. Bazılarımız hayal kırıklıklarına uğrayarak bıraktık, bazılarımız büyüterek devam ettik. Takip ettiğim sosyal mecralarda dönem dönem mutlaka gündeme gelen bir konu olduğunu görünce, bir kaç satır da ben eklemek istedim bu konuda, haydi başlayalım.

Cümlemizi bölerek gitmeye ne dersiniz?

Nereden? (Çin’den)

Genel olarak girişimcilerimizin kafasında hep Çin Halk Cumhuriyeti vardır uzakdoğudan ürün getirtip satmak konusunda. Bu enteresan bir fetiş haline gelmiştir. Evet Çin ucuzdur, fakat şu gözden kaçırılmakta. Doğal bir arz-talep mekanizması çalışıyor ve Çin’e olan talep 10 yıl öncesinden çok farklı. O nedenle Çin’de bulacağınız fiyatlar da farklı. Eskiden mal satabilmek için her şeyi yapan Çin firmaları, artık kendi koşullarını rahatlıkla masaya koyuyor. Bunu gözden kaçırmamak ve alternatif Uzakdoğu pazarlarına göz gezdirmekte de fayda var. Bir diğer önemli nokta, devasa bir ülkeden bahsetmekte olduğumuzun atlanılması. Lojistik konusu da göz önünde bulundurularak, aranan bir mal Çin’in neresinden olursa olsun değil, hedef şehirlerde aranmalı. Aksi takdirme anlaşma sonrası beklenmedik lojistik maliyetleri karşılaşmanız mümkün.

Ne? (bir şeyler!!!)

İşte en zor sorudayız. Çin’den bir şeyler getireceğiz, burada da satacağız. Ama ne?

Bu noktada değerlendirmemiz gereken o kadar çok kriter var ki. Biz genelde en önemsiz olandan, ürünlerin Türkiye’deki satış fiyatından başlıyoruz. O noktaya gelene kadar geçecek yol umrumuzda değil. Doğru ürünü bulmak için neler yapmalıyız o halde?

Genel yaklaşımımız popüler satış sitelerinde beğendiğimiz bir ürünü daha ucuza nasıl alabiliriz diye araştırmaktan geçiyor. Çin sitelerinde bulup ucuz fiyatları görünce hemen gözümüzde dolar işaretleri dönüyor. Ama mesele, henüz Türkiye sitelerinde görmediğimizi getirmek. Benzer pazar araştırmaları farklı kaynaklardan yapılmalı. Fakat bu ürüne karar verirken, birazdan değineceğimiz “Nasıl?” sorusu da aklımızın bir köşesinde yer almalı. Ürünün fiziki özellikleri, nakliye edilebilirliği, dayanıklılığı, elektronik aksamı vs. gibi kriterlerin hepsi düşünülmeli.

Burada en önemli notu yazmadan geçmeyelim. Seçtiğiniz ürün ne olursa olsun, alıma ilişkin bir sonraki adıma geçmeden önce, mutlaka gümrük müşaviriniz ile görüşün ve ürünün Türkiye’ye ithali konusundaki mevzuatı öğrenin. Bu hem ürünün ithalinin önündeki olası engelleri, hem de ülkeye girişte ödemeniz gerekecek olan gümrük vergisi miktarını öğrenerek doğru planlama yapmanızı sağlayacaktır.

Nasıl? (getirip)

Ürünleri bir şekilde bulduk, kararımızı verdik. Önümüzde o ürünün alımı için anlaşma yapmak ve anlaşılan ürünü getirmek gibi konular var öyleyse. Az önce belirttiğim gibi, ürün seçiminde ürünü nasıl tedarik edeceğimiz de önemli bir kriter. Bunu da göz önüne alarak seçilen ürünün ilk aşamada üreticisi/tedarikçisi ile anlaşmak gerekiyor. Çin firmaları artık eskisi gibi değil. Eskiden çok adetli satışlar peşindeyken, artık ufak lotlarda da satış yapıyorlar. Fakat eskiden mal mukabili (kısacası veresiye) mal satarken, artık ödemelerini garanti altına alacak şekilde peşin ödeme (banka havalesi, Escrow, Paypal vs.) veya akreditif talebinde bulunuyorlar. İşin bu kısmı bittikten sonra, nakliye organizasyonunu yapabilirsiniz. Çin firmalarının bazıları iş yüklerinin çokluğunun neticesinde nakliye firmalarından oldukça cazip fiyatlar alabilmekte. Bunu unutmayın ve mümkünse nakliye dahil fiyatlarını da sorun. 

Daha sonra ürün nakledilip Türkiye gümrük bölgesine geldiğinde, gümrük müşaviriniz ile gerekli irtabatları sağlayarak ürünün resmi ithalat işlemlerini tamamlayaksınız.

Ne kadara? (ucuza)

Ürüne karar verdik, gümrükçümüzden onayı aldık, firma ile anlaştık, nakliyeyi organize ettik, ürünler geldi, gümrüğünü de yaptık.

Bir bakmışız ki, satamayacağımız bir fiyata mal oldu bile ürün. Elimizde bol miktarda, satamayacağımız ürün kalmasını istemiyorsak, bu maliyetleri ilk adımdan itibaren düşünmeliyiz. Bakalım bunlar neler;

Ürün maliyeti                    : Ürünü üretici/tedarikçi firmadan aldığımız fiyat

Finansman maliyeti         : Ürüne ödediğimiz parayı kredi ile sağladıysak bunun maliyeti, kendi cebimizden verdiysek, bu miktarın bize olan alternatif maliyeti

İşlem maliyetleri              : Ödeme şeklimizden kaynaklı bankacılık ücretleri, paypal komisyonu vs.

Nakliye maliyetleri           : Satın aldığımız malzemeleri Türkiye’ye getirme maliyetimiz (gümrük işlemleri bittikten sonra dükkanınıza/ofisinize getirilmesi de duruma göre ciddi maliyet yaratabilir, atlamamak gerekli)

Vergiler                              : Ürünlerimiz gümrük noktasına geldiğinde ödeyeceğimiz gümrük vergisi, KDV, damga vergisi ve ürün cinsine göre oluşabilecek ÖTV

Ardiye Masrafları             : Gümrük işlemleri esnasında malzemelerimizin beklediği deponun ödemesi

Gümrük Müşavirliği          : İşlemleri yapan gümrük müşavirimize ödeyeceğimiz hizmet bedeli

İşte tüm bu maliyetler ve olası beklenmeyen maliyetleri de hesaba katarak pazar araştırmanızı sağlıklı yapmanız kaçınılmazdır. Bu masraflar haricinde, gelen malzemeler içerisinde hasar görmüş, hatalı gelmiş, kullanılamaz/satılamaz durumda olanların maliyetlerini de düşünmeyi unutmayın. Hele ki söz konusu Çin ise ve alımı yerinde gözetim yapabilecek bir mekanizma vasıtası ile almadıysanız paketinizi açtığınızda hatırı sayılır miktarda hatalı ürün bulabilirsiniz. Genel olarak, geçmiş yıllara nazaran çok daha iyi durumdalar kalite konusunda fakat yine de istenilen seviyede değiller.

Nasıl satacağız? (satmayı)

Bu noktada ilk vermemiz gereken karar, ne kadar ürün getirerek, ne kadarlık bir sermaye ile bu işe gireceğimiz ve bunun neticesinde kendimizi toptancı veya perakendeci olarak konumlandırmamız. Toptancı olursanız, perakendecilere ulaşmanın zorluğunu yaşamanız gerek. Hele ki, sınırlı sayıda ürün çeşitliliğiniz var ise, doğru perakendecilere ulaşmak ve fiyat rekabetine dayanmak daha da zorlaşacak. Toptancı olarak çalışmak konusunda bir diğer olası risk de, yalnızca vadeli alım talepleri ile karşılaşıp, buna hayır diyememek. Sonra da alacağınızın peşinde koşmak. Perakende kanadında ise, maalesef bu girişimi yapan pek çok arkadaşımızın tek tutunacak dalı internet üzerinden satış oluyor. Gittigidiyor, sahibinden, sanalpazar gibi mecralarda ürünleri satmayı deniyorlar. Bu durumda da, karşılarına genellikle ilave listeleme, komisyon ve hizmet bedelleri çıkıyor. Eğer sizin amacınız da bu şekilde bir satış ise, maliyet hesabına bu giderleri de ilk andan itibaren katmayı ihmal etmeyin.

Sonuç (planladık)

İşte tüm bu detayları ince eleyip sık dokuduktan sonra karar verilmesi gereken bir iş mal getirip satmak. Öncelikle şunu unutmayın, bu işi, şirketleşmeden, ufak bir ek gelir gibi düşünerek yaparsanız, yalnızca normal veya hızlı posta yoluyla, çok ufak miktarlarda ve sık sık alımlar yaparak gerçekleştirebilirsiniz. Bunun da maliyeti yüksek olacak ve internet üzerinden satışın getirdiği ilave maliyetler ile birlikte, rekabetçi olamayacaksınız. İstediğiniz miktarlarda satışa ulaşamayınca da kısa sürede şevkinizin kırılması riski vardır.

Bir diğer risk ise, artık bu tarz internet satışlarının eskisi kadar rahat olmadığı. Özellikle gittigidiyor ve sahibinden gibi sık kullanılan sanal mecralarda maliye ve vergi denetimleri çok daha sıkı. Şirketleşmeden, fatura kesmeden yapacağınız satışlarda, anında olmasa bile, bir süre sonra kapınızın vergi denetlemesi nedeniyle çalınması riski var. Her ne kadar geçmiş tarihli internet satışlarına ilişkin vergiler şimdilik uzlaşma yoluyla biraz düşürülebiliyor olsa da, satışlardan elde ettiğiniz gelirden çok daha fazlasını ceza olarak ödeme olasılığınız var.

Sonuç itibariyle, evet bu planladığınız ticaret, hiç de göründüğü kadar zor olmayan ve gerçekleştirilebilir bir iş. Ama bir de tersinden bakarsak, hiç de göründüğü kadar kolay olmayan, belirli kuralları ve riskleri olan bir iş. Doğru planlama, başarıya giden yolda önemli bir kapıyı açacaktır. Yapmayı düşündüğünüz işten ve planlamanızdan eminseniz, daha ne bekliyorsunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir