Transit Ticaret

Dış ticaret ile ilgilenme hevesi olan bir çok kişi, mevcut bilgi kaynaklarının da yetersizliği ve genel olarak okuma, araştırma alışkanlığımızın az olması nedeniyle kulaktan dolma bilgilerle donanır. Çeşitli forumlara sorular yazar, kim olduğunu bilmediği insanların yanıtlarına inanır. Biraz da içinde kolay para kazanma hayali var ise, büyülü bir dünyaya kapılır. Dış ticaret, oluk oluk paranın aktığı bir yerdir onun için. Üstelik bu paraya ulaşmak oturduğun yerden bir bilgisayar ve bir telefon kadar uzaktadır. Dünyanın herhangi bir yerinden çok karlı bir talep yakalayıp, başka bir ücra köşeden bulduğu malı oturduğu yerden oraya satacaktır üstadımız. Mallar yoldayken de, kazandığı dolarların bir bölümüyle purosunu yakmayı hayal ediyor olur muhtemelen.

Hayat bu kadar keyifli, dış ticaret bu kadar basit olsaydı, sanıyorum şu anda bu satırları yazmak yerine deniz kıyısındaki villamda bu kez ben kazandığım dolarlarla puromu yakıp, yıllanmış malt viskimi yudumluyor olurdum.

Peki ama böyle bir sistem yok mu? Dünya üzerinde birileri, hiç görmediği malları bir yerden alıp, başka yere satmıyor mu? Komisyonculuk yaparak bu işten para kazanan yok mu?

Tümünün cevabı evet. Böyle bir sistem içerisinde, tabiri caizse derenin taşıyla derenin kuşunu vuran ve bu işten komisyon alanlar var.

Transit Ticaret nedir?

Transit ticaret, en basit tabir ile, satıcının üçüncü bir ülkeden tedarik ettiği malları, kendi ülkesinde millileştirmeden, doğrudan alıcının ülkesine sevk etmesi ile yapılan ticaret şeklidir. Günümüzde lojistik ağlarının da gelişmesiyle, daha popüler bir hal almaya başladı. Eskiden yalnızca büyük tonajlarda ticareti yapılan gıda maddeleri, çimento, inşaat malzemeleri gibi belli başlı kalemlerde yapılan bir işlemken, şimdi çok daha yaygınlaştığını söyleyebiliriz. Ülkelerin gümrük prosedürlerinin ve lojistik yapıların durumuna bağlı olarak farklı şekillerde yapılabiliyor. O halde ona bakalım.

Transit Ticaret nasıl yapılır?

Transit ticaret işlemleri esnasında, üçüncü ülkeden satın almış olduğunuz malları, doğru nakliye organizasyonunu yaparak, doğrudan alıcının ülkesine sevk edebilirsiniz. Bu işlem, deniz ve karayolu ile yapılan sevkiyatlarda nispeten daha kolay olmakla birlikte, havayolu sevkiyatlarında bazı ülkelerdeki alt yapı yetersizlikleri veya bilgisizlikten dolayı daha zor olmakta.

Bu işlemin zor olduğu durumlarda, malları önce alıp kendi ülkenizin gümrük bölgesine kadar getirip, burada gerekli transit işlemleri yapıp, daha sonra da alıcının ülkesine sevk edebilirsiniz. Bu evrak kontrolü açısından daha makul bir yöntem olmakla birlikte, nakliye ve gümrük masrafları anlamında oldukça yüksek bir ek yük getirecektir.

Transit ticareti sık yapan firmaların bir bölümü, serbest bölgeleri de aktif biçimde kullanmaktadırlar. Serbest bölgede oluşturdukları depolama alanlarını, uluslarası hub gibi kullanarak, sevkiyatlarını buralardan organize edebilmektedirler. Bu durum, büyük ve süreklilik arz eden, çok sayıda farklı ülkede yönetilen operasyonlar için, cazip bir alternatif oluşturabilmektedir.

Transit Ticaretin riskleri nelerdir?

Transit ticarette en büyük risk, alıcıya ulaşan evrakta veya üründe üretici bilgilerinin yer almasıdır. Bu sayede, alıcı isterse, daha sonraki alımlar için doğrudan üretici ile irtibata geçip, bir çeşit komisyoncu durumunda olan sizi aradan çıkartabilir. Bu tarz durumların yaşanmaması için, malın cinsine ve özelliklerine göre, üzerinde hiç bir üretici bilgisi yer almamasını sağlayabilir, üretici firma ile alıcı firmaya yapılacak daha sonraki satışların da sizin firmanız üzerinden geçirileceğini belirten uzun vadeli bir sözleşme yapabilir, sevkiyat esnasında lojistik firmanızın doğru ve hatasız organizasyonu ile evrak trafiğini istediğiniz gibi yönetebilirsiniz.

Bunun yanı sıra, unutmayın ki transit ticaret, uluslararası ticaretin bir çok farklı yöntemine göre daha fazla güven ister. Hiç görmediğiniz bir malzeme ile taahhüte girmeniz anlamında gelir. Burada, malı aldığınız üretici firma her yönüyle çok güvenilir olmalı. Gerek mal kalitesi, gerek malzemelerin hasarsız ulaşması için gerekli paketlemeler, gerekse evrak ve ticaret trafiğini yönetebilmeniz için gerekli olan koşullar konusunda hassas firmalar ile çalışmak sorunların önüne geçecektir.

Hangi koşullar Transit Ticarete uygundur?

Müşterinizin talep ettiği ürünleri, iç piyasadan ve yerli üreticiden uygun koşullar altında tedarik edebilme şansınızın olmadığı durumlarda, transit ticaret makul bir seçenek olarak karşımıza çıkabiliyor.

Aynı şekilde, müşteriniz özel olarak yurtdışında üretim yapan bir firmanın ürünlerini talep ettiyse ve siz doğrudan üreticiden alımı yapabilecek durumsaysanız bu yöntem size ciddi anlamda lojistik ve maliyet avantajı sağlayacaktır. Ürünler tek bir sevkiyatta nihai adresine vararak, hem teslim süresini kısaltmış, hem elleçleme, transfer gibi işlemler esnasında zarar görmekten kurtulmuş, hem de fazladan yapılacak nakliye ve gümrük işlemlerine ilişkin giderlerden avantaj sağlamış olur.

Vergilendirmesi nasıl yapılır?

Transit ticaretin vergilendirmesi, yaptığınız normal bir ticaretin vergilendirmesinden farklı değildir. İşlem yurtdışında gerçekleştiği için alımda da satımda da Katma Değer Vergisi (KDV) oluşmayacaktır. Bunun neticesinde de, yalnızca yapmış olduğunuz alım bedeli ile diğer lojistik maliyetleri gider olarak gösterecek, karşılığında satıştan elde ettiğiniz geliri de gelir hanenize işleyeceksiniz. Bu işlemlerin sonucunda doğacak olan kazançtan da gelir/kurumlar vergisine tabi olacaksınız.

Dış ticaret ile ilgilenme hevesi olan bir çok kişi, mevcut bilgi kaynaklarının da yetersizliği ve genel olarak okuma, araştırma alışkanlığımızın az olması nedeniyle kulaktan dolma bilgilerle donanır. Çeşitli forumlara sorular yazar, kim olduğunu bilmediği insanların yanıtlarına inanır. Biraz da içinde kolay para kazanma hayali var ise, büyülü bir dünyaya kapılır. Dış ticaret, oluk oluk paranın aktığı bir yerdir onun için. Üstelik bu paraya ulaşmak oturduğun yerden bir bilgisayar ve bir telefon kadar uzaktadır. Dünyanın herhangi bir yerinden çok karlı bir talep yakalayıp, başka bir ücra köşeden bulduğu malı oturduğu yerden oraya satacaktır üstadımız. Mallar yoldayken de, kazandığı dolarların bir bölümüyle purosunu yakmayı hayal ediyor olur muhtemelen.

Hayat bu kadar keyifli, dış ticaret bu kadar basit olsaydı, sanıyorum şu anda bu satırları yazmak yerine deniz kıyısındaki villamda bu kez ben kazandığım dolarlarla puromu yakıp, yıllanmış malt viskimi yudumluyor olurdum.

Peki ama böyle bir sistem yok mu? Dünya üzerinde birileri, hiç görmediği malları bir yerden alıp, başka yere satmıyor mu? Komisyonculuk yaparak bu işten para kazanan yok mu?

Tümünün cevabı evet. Böyle bir sistem içerisinde, tabiri caizse derenin taşıyla derenin kuşunu vuran ve bu işten komisyon alanlar var.

Transit Ticaret nedir?

Transit ticaret, en basit tabir ile, satıcının üçüncü bir ülkeden tedarik ettiği malları, kendi ülkesinde millileştirmeden, doğrudan alıcının ülkesine sevk etmesi ile yapılan ticaret şeklidir. Günümüzde lojistik ağlarının da gelişmesiyle, daha popüler bir hal almaya başladı. Eskiden yalnızca büyük tonajlarda ticareti yapılan gıda maddeleri, çimento, inşaat malzemeleri gibi belli başlı kalemlerde yapılan bir işlemken, şimdi çok daha yaygınlaştığını söyleyebiliriz. Ülkelerin gümrük prosedürlerinin ve lojistik yapıların durumuna bağlı olarak farklı şekillerde yapılabiliyor. O halde ona bakalım.

Transit Ticaret nasıl yapılır?

Transit ticaret işlemleri esnasında, üçüncü ülkeden satın almış olduğunuz malları, doğru nakliye organizasyonunu yaparak, doğrudan alıcının ülkesine sevk edebilirsiniz. Bu işlem, deniz ve karayolu ile yapılan sevkiyatlarda nispeten daha kolay olmakla birlikte, havayolu sevkiyatlarında bazı ülkelerdeki alt yapı yetersizlikleri veya bilgisizlikten dolayı daha zor olmakta.

Bu işlemin zor olduğu durumlarda, malları önce alıp kendi ülkenizin gümrük bölgesine kadar getirip, burada gerekli transit işlemleri yapıp, daha sonra da alıcının ülkesine sevk edebilirsiniz. Bu evrak kontrolü açısından daha makul bir yöntem olmakla birlikte, nakliye ve gümrük masrafları anlamında oldukça yüksek bir ek yük getirecektir.

Transit ticareti sık yapan firmaların bir bölümü, serbest bölgeleri de aktif biçimde kullanmaktadırlar. Serbest bölgede oluşturdukları depolama alanlarını, uluslarası hub gibi kullanarak, sevkiyatlarını buralardan organize edebilmektedirler. Bu durum, büyük ve süreklilik arz eden, çok sayıda farklı ülkede yönetilen operasyonlar için, cazip bir alternatif oluşturabilmektedir.

Transit Ticaretin riskleri nelerdir?

Transit ticarette en büyük risk, alıcıya ulaşan evrakta veya üründe üretici bilgilerinin yer almasıdır. Bu sayede, alıcı isterse, daha sonraki alımlar için doğrudan üretici ile irtibata geçip, bir çeşit komisyoncu durumunda olan sizi aradan çıkartabilir. Bu tarz durumların yaşanmaması için, malın cinsine ve özelliklerine göre, üzerinde hiç bir üretici bilgisi yer almamasını sağlayabilir, üretici firma ile alıcı firmaya yapılacak daha sonraki satışların da sizin firmanız üzerinden geçirileceğini belirten uzun vadeli bir sözleşme yapabilir, sevkiyat esnasında lojistik firmanızın doğru ve hatasız organizasyonu ile evrak trafiğini istediğiniz gibi yönetebilirsiniz.

Bunun yanı sıra, unutmayın ki transit ticaret, uluslararası ticaretin bir çok farklı yöntemine göre daha fazla güven ister. Hiç görmediğiniz bir malzeme ile taahhüte girmeniz anlamında gelir. Burada, malı aldığınız üretici firma her yönüyle çok güvenilir olmalı. Gerek mal kalitesi, gerek malzemelerin hasarsız ulaşması için gerekli paketlemeler, gerekse evrak ve ticaret trafiğini yönetebilmeniz için gerekli olan koşullar konusunda hassas firmalar ile çalışmak sorunların önüne geçecektir.

Hangi koşullar Transit Ticarete uygundur?

Müşterinizin talep ettiği ürünleri, iç piyasadan ve yerli üreticiden uygun koşullar altında tedarik edebilme şansınızın olmadığı durumlarda, transit ticaret makul bir seçenek olarak karşımıza çıkabiliyor.

Aynı şekilde, müşteriniz özel olarak yurtdışında üretim yapan bir firmanın ürünlerini talep ettiyse ve siz doğrudan üreticiden alımı yapabilecek durumsaysanız bu yöntem size ciddi anlamda lojistik ve maliyet avantajı sağlayacaktır. Ürünler tek bir sevkiyatta nihai adresine vararak, hem teslim süresini kısaltmış, hem elleçleme, transfer gibi işlemler esnasında zarar görmekten kurtulmuş, hem de fazladan yapılacak nakliye ve gümrük işlemlerine ilişkin giderlerden avantaj sağlamış olur.

Vergilendirmesi nasıl yapılır?

Transit ticaretin vergilendirmesi, yaptığınız normal bir ticaretin vergilendirmesinden farklı değildir. İşlem yurtdışında gerçekleştiği için alımda da satımda da Katma Değer Vergisi (KDV) oluşmayacaktır. Bunun neticesinde de, yalnızca yapmış olduğunuz alım bedeli ile diğer lojistik maliyetleri gider olarak gösterecek, karşılığında satıştan elde ettiğiniz geliri de gelir hanenize işleyeceksiniz. Bu işlemlerin sonucunda doğacak olan kazançtan da gelir/kurumlar vergisine tabi olacaksınız.

Sonuç olarak, uluslararası ticarette alternatif bir gelir metodu olarak transit ticaret her zaman aklınızın bir köşesinde bulunmalıdır. Sağlıklı bir uygulama ile keyifli bir kazanç kapısı olabilir. Ama kazançla riskin kardeş olduğunu da unutmamak gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir